08/06
1992
Ailesinin Dilinden Şehid Musa ÖNEN
Kuruluşundan bu yana yaptığı katliamlarla gündeme gelen PKK, 90’lı yıllarda çok sayıda alimi ve İslam
davetçisini katletti. Tehditlerle yıldıramadığı Müslümanlara her fırsatta saldıran PKK,
Adana’da ise davetçi kimliğiyle dikkat çeken Musa Önen’i hedef aldı. Gittiği tüm mekanlarda tehditlere
aldırmadan İslam’ı anlatan Önen, 8 Haziran 1992’de yatsı namazını kıldığı mahalle camisinden dönerken evinin
önünde pusuda bekleyen PKK’liler tarafından katledildi.
Aslen Mardin’in Ömerli ilçesine bağlı Kaynakkaya (Kudi) köyünden olan Musa Önen’in kızı S. Bal,
babasının katledildiğinde henüz 38 yaşında; en ufağı kundakta, en büyüğü 12 yaşında olmak üzere 6 çocuğunun
olduğunu söyledi.
Babasının inşaat işlerinde çalışan, güler yüzlü, yumuşak huylu, çevresi tarafından sevilip sayılan bir kişi
olduğunu belirten Bal, “Babam şehid olduğunda ben henüz 10 yaşlarında idim. Kendisi İslam’a aşık, davet ve
tebliğ içinde bir hayat sürerdi. İşten dönünce çay ocaklarına, esnafa, işçiye gider İslam’ı anlatırdı.”dedi.
“Allah yolunda asla taviz vermem!”
Musa Önen’in İslami faaliyetlerinden dolayı defalarca tehdit edildiğini belirten Bal, “Babamın her yerde
İslam’ı anlatması PKK’nin dikkatini çekti, kendisini tehdit ettiler. Babama gelen bir tehdit mesajında;
‘Sakalını keseceksin, takkeni çıkartacaksın, hiçbir yerde İslam’ı anlatmayacaksın!’ şeklinde ifadeler yer
alıyordu. Babam bu tehditleri umursamıyor, ‘Allah yolunda asla taviz vermem! İslam ağacı sulanmazsa
yeşermez, bu su da şehitlerin kanlarıdır’ diyerek iman ve cesaretini gösteriyordu.” ifadelerini kullandı.
“Babam çocukluk arkadaşı Molla Cüneyt gibi şehit olmayı arzuluyordu”
Babasının, Kızıltepe’de yine PKK tarafından katledilen Molla Cüneyt Öncel’ın çocukluk arkadaşı olduğunu ve
cenazesine katıldığını belirten Bal, “Molla Cüneyt’in taziyesinde konuşan babam, ‘Sen Allah’a verdiğin sözü
yerine getirdin, şimdi sıra bizde. İnşallah biz de bu yolda çalışıp sözümüzü yerine getirenlerden olacağız’
demişti. Arkadaşının şahadeti babamı çok derinden etkilemiş ve onda da şahadet isteği uyandırmıştı. Babam
arkadaşı Molla Cüneyt gibi şehit olmayı arzuluyordu.” diye konuştu.
Şehadet Müjdesi
Musa Önen’in şahadet rüyası gerçek oldu
Babasının bir rüyasını paylaşan Bal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Babam bir rüyasında boğazından vurulduğunu
ve kanıyla Kelime-i Tevhid yazdığını görmüş. Bu rüyasını arkadaşı olan bir seydaya anlatmış. Seyda da ona,
‘Musa, bu rüya sana şahadet müjdesidir’ diye tabir etmiş.”
Babasının katledildiği anı da paylaşan Bal, “Yatsı namazını camide kılan babam eve dönerken sokağımızda pusu
kuran 3 kişi tarafından uzun namlulu silahlarla vuruldu. Boğazı ve vücuduna 7 kurşun isabet etmiş. Babam
vurulduğunda ‘Allah’u Ekber’ diyerek 3 defa tekbir getirdi. Silah ve babamın tekbir seslerini duyan annem
sokağa koştu. Babamı kanlar içinde, ruhunu Rabbine teslim etmiş halde bulduk. Komşuları tekbir sesinin gök
gürültüsü gibi sesli olduğunu söylüyorlardı. Biz gidip onu köye defnettik. Kabri şuan köydedir. Allah rahmet
eylesin!
Rüya Gerçek Oldu!
Babamın birkaç gün önce gördüğü rüya, gerçek oldu. Babam sokağımıza şehadetiyle Kelime-i Tevhidi yazdı.
Allah, babamın şahadetini kabul etsin.” dedi.
Defin öncesi nurlu rüya
Musa Önen’in cenazesinin defni ve görülen bazı enteresan rüyaları da paylaşan kızı S. Bal, “Babam
şehit edildiğinde aile olarak cenazesini memleketimiz olan Ömerli ilçesine bağlı Kaynakkaya (Kudi)
köyüne defnetmeye karar verdik. Cenazemizi götürmeden önce bir yakınımız rüyasında, babamın defin
edileceği yere bir nur indiğini görmüş. Sonra bir kişinin; çekilin, çekilin bu şehidin cenaze namazını
Hz Muhammed (sav) kıldıracak, diye seslendiğini duymuş. Bunu babamın defninden sonra bize anlattı.”
ifadelerini kullandı.
Babasını defnettikten sonra tekrar Adana’ya döndüklerini dile getiren Bal, “Biz fakir bir aileydik, iki
odalı, sıvasız ve penceresiz bir evimiz vardı. Bir gün amcam bize gelerek ağabeyini rüyasında gördüğünü
söyledi. Ona, evim sıvasız, penceresiz kaldı, yetimlerim için evimi yapsan, ben de senin için burada ev
yaparım, demiş. Bunun üzerine amcam evimizin sıvasını yaptırıp, pencerelerimizi taktırdı. Avlumuza da ek
olarak 3 oda daha yaptırdı.” diye konuştu.
Musa Önen katledildiğinde biri henüz kundakta olmak üzere 6 çocuğunun yetim kaldığını belirten Bal,
“Hazreti Peygamberimiz, İslam şehitlerinin ailelerine şefaat edeceğini buyuruyor. İnşallah Rabbim, şehit
babamın şefaatini bize nasip etsin.” şeklindeki duasıyla sözlerini sonlandırdı. Küçüklüğünden beri
bizimle beraberdi. Dinine, inancına meyilliydi. O yüzden onu kendimle götürüp İmam Hatip okuluna
kaydettim. Musa yaklaşık 1-2 yıl İmam Hatibi bırakıp Beyrut’a gitti. Orada bir süre kaldı ve sonra
Adana’ya geldi. Evlendi çoluk çocuğu oldu. Seyyar satıcılık yapar, kahvelerde oturan gençlerle
konuşurdu, sosyal birisiydi. Düşüncesi ve inancından dolayı birçok kişi kin besledi ona.
En çok davetçiler nasiplenir bu nimetten. Sözleri mermi gibi işliyorsa daha da bir yakınlaşıyorlar şehadet çiçeğine. O
gülistan gül kokar. O güller mazlumların teri ile yoğrulmuş, kanları ile sulanmıştır.
O mazlumlar, varlıklarıyla koca koca küfür saraylarını tehdit eder durur... O mazlumlar tir tir titretir
zulüm saraylarını. Bu yüzden zalimin tek çaresi vardır. Yok etmek. Karşılaşmaya yürekleri yetmez, çünkü
bu mazlumun bakışları onların mermilerinden daha da bir tesirli. Ondandır ki hep kalleşçe arkasından
tuzak kurarak yaparlar bu meşum fiillerini. Tek başına da gelmezler. Ödleri patlar.